Whatsapp
<text class="f-s-24 pos-s d-inline-block mt-30 pt-40">YENİ SES ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ</text>

YENİ SES ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ

Programlarımız

Birey yaşadığı toplum içerisinde çeşitli süreçlerden geçtikten sonra kazanmış olduğu davranış ve yeteneklerinin tamamını eğitim aracılığıyla edinir.

FİZİK TEDAVİ

Fizik tedavi doğuştan ya da daha sonra çeşitli nedenlerden dolayı vücuttaki eksilme gösteren fonksiyonel hareketleri geri kazandırma amaçlı olarak elektrik akımı, egzersizler vb.tedavi yöntemleriyle hastaların tedavisine verilen isimdir.

Fizik tedavide amaç bireyin yaşamını etkileyen yaşamsal faktörleri sağlıklı olarak yerine getirebilmesini sağlamaktır.

ZİHİNSEL ENGELLİLER

Birey yaşadığı toplum içerisinde çeşitli süreçlerden geçtikten sonra kazanmış olduğu davranış ve yeteneklerinin tamamını eğitim aracılığıyla edinir.

Tüm bireyler gibi zihinsel yetersizliği olan bireylerin de bu süreçlerden geçmesi temel bir ihtiyaçtır. Ancak zihinsel yetersizliği olan bireyler yaşıtları ile aynı gelişimsel özellikleri gösterememektedir.

Bizler bu aşamada yaşıtlarından farklı gelişimsel özellikler gösteren bireylere bu eksikliği tamamlamak amacıyla alanında uzman eğitmenlerimizle aile eğitimi ile birlikte destek eğitim hizmeti sunmaktayız.

İŞİTME ENGELLİLER

Birey için işitmenin ve konuşmanın değerlendirilerek erken tanı ve teşhis konulması, başarıyı arttıran en önemli faktördür.

İşitme engelli bireylerin dil edinimini etkileyen faktörler; erken dil yaşantısı, anne-çocuk etileşimi ve çocuğa yöneltilen dili çocuğun anlamasıdır.

Doğru tanı ve teşhisi yapılarak uygun cihaz seçildikten sonra alanında uzman eğitmenlerimiz aile eğitimi ile birlikte çalışmalarına başlamaktadır.

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR

Birey için toplumsal yaşantısında gerekli olan sosyalleşme ve iletişim gibi çoklu temel fonksiyonların gelişmesinde gecikmeler içeren beş bozukluğu içeren tanı grubudur.

En çok bilinen gelişimsel bozukluk OTİZMdir, diğer gelişimsel bozukluklar Rett sendromu, çocukluğun dezintegratif bozukluğu, Asperger sendromu, başka türlü adalandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluktur. Aileler bebeklik döneminde yaygın gelişimsel bozuklukların belirtilerini fark edebilirler.

Belirtileri olarak; dili kullanmada ve anlamada gecikme ve zorluklar, sürekli tekrar eden vücut hareketleri ve davranış bozuklukları, kişilerle, nesnelerle ve olaylarla ilişki kurmakta zorlanma, oyuncaklarla farklı tarzda oyun oynama, rutin yaşantı ve çevre değişikliğinde zorlanma, bu duruma tepki gösterme vb. durumlar görülmektedir.

Bu bireyler için erken yaşta tanılaması yapıldıktan sonra alanında uzman eğitmenlerimizle aile eğitimi ile birlikte uygun eğitim yöntemleri kullanarak çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Dil ve Konuşma Güçlüğü

DİL VE KONUŞMA TERAPİSTİ KİMDİR?

Üniversitelerin dil ve konuşma terapistliği lisans ya da yüksek lisans programlarından mezun olup çocuk ergen ve yetişkinlerde iletişim bozukluklarının değerlendirilmesi, tedavisi ve önlenmesinde görev yapan uzmanlardır. Herhangi bir eğitim sertifikasına sahip olmak şahıslara dil ve konuşma terapisi yapma yetkisi vermez. Açık sayısının çok olduğu bu alanda doğru kişilere ulaşmanız önemlidir. Uzman olmayan kişilerden terapi almak öğrenme için kritik olan sürenin kaybına, ailenin maddi kaynaklarını yanlış yerlerde harcamasına, çocuğun negatif öğrenme yaşantıları geçirmesine neden olabilir.

DİL VE KONUŞMA TERAPİSTİ (DKT) NE YAPAR?

Dil ve konuşma terapisti, ortak noktası dil, konuşma ve iletişim olan alanlarda terapiye gelen kişinin yaşı ve beraberinde getirdiği tanıya göre bireysel terapi programı hazırlar ve uygular. Terapi programı eğer çocuklar içinse; oyuncaklar, kitaplar, resimli kartlar, kimi zaman ise alternatif destekleyici araçlar kullanırlar.Terapi programına alınan kişi yetişkinse, yaşa ve tanı kriterlerine göre bireysel terapi programı hazırlanır. DİL VE KONUŞMA TERAPİSTLERİ HANGİ ALANLARDA YETKİNDİR?

GECİKMİŞ VE ÖZGÜL DİL BOZUKLUĞU

Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) veya duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa o zaman bu bir dil bozukluğudur. Dil ve konuşma sorunları çocuklarda birbirinden ayrı olarak veya birlikte de görülebilmektedir.

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞU VE FONOLOJİK BOZUKLUK

Artikülasyom bozukluğunda dile ait bazı sesleri uygun şekilde üretemez. Bu da konuşmanın başkaları tarafından anlaşılmasını etkiler. Örneğin /arı/ yerine /ayı/ demesi gibi. Sesbilgisel yeterlik, konuşma seslerini dil bağlamında kurallara uygun kullanmayı bilme becerisidir. Sesbilgisel bozukluklar, konuşmanın temelini oluşturan dil kurallarına ait bilgiyi (sesbilgisini/fonoloji) edinme güçlüğüdür. Örneğin çocuğun /kitap/ yerine /kipat/ ya da /ayakkabı/ yerine /ayapkarı/ demesi gibi. Fonolojik bozukluğu artikülasyon bozukluğundan ayıran en öneli fark: artikülasyon bozukluğunda çocukların yanlış ürettikleri sesler ses dağarcığında olmazken fonolojik bozukluğu olan çocuklarda sesler ses dağarcığında bulunur ancak çocuk hedef sesin yerine farklı bir ses seçer ve bunu kullanır.

AKICILIK BOZUKLUĞU

Ses, hece, sözcük tekrarları ve uzatmaları, duraklamalar, konuşmaya başlamada zorluk gibi belirtilerle konuşmanın akıcılığı ve ritminde meydana gelen bozukluklar “kekemelik” olarak tanımlanır. Tedavide temel amaç kekemeliği kontrol altına alarak akıcı konuşmayı sağlamaktır. Kekemelik tedavilerinde izlenen sıra değerlendirme, fark ettirme, değiştirme (terapi) ve genelleştirmedir. Kekemelik terapi programı erken dönem ve yetişkinler için olmak üzere iki grupta yapılmaktadır. Kekemelik tedavilerinde izlenen sıra değerlendirme, fark ettirme, değiştirme (terapi) ve genelleştirmedir. Kekemelik terapi programı erken dönem ve yetişkinler için olmak üzere iki grupta yapılmaktadır. Kekemelik tedavilerinde izlenen sıra değerlendirme, fark ettirme, değiştirme (terapi) ve genelleştirmedir. Kekemelik terapi programı erken dönem ve yetişkinler için olmak üzere iki grupta yapılmaktadır. Hızlı-bozuk konuşma da kekemelik gibi bir konuşma akıcılığı bozukluğudur ancak kekemelikten farklıdır. Aşırı ölçüde hızlı, düzensiz, sıklıkla konuyla ilgisiz sözcük veya ifadeler içeren bir konuşma bozukluğudur. Hızlı-bozuk konuşmada da konuşmanın normal akışında aşırı derecede kırılmalar görülür ve buna aşırı hızlı konuşma, düzgün olmayan tempo, yanlış/eksik sesletme ve söyleyeceğinden emin olamama de eşlik edebilir.

EDİNİLMİŞ DİL BOZUKLUĞU

Afazi, genellikle bir inme ya da kafa travması sonucunda aniden ortaya çıkan ve beynin dilden sorumlu alanlarının hasarlanmasından kaynaklanan bir dil bozukluğudur. Çoğu insanda dil alanları beynin sol yarı küresinde yer almaktadır. Dolayısıyla, afazide beynin sol yarısındaki dil alanları hasarlanırken, kişinin de sağ tarafına inme inebilir/felç gelebilir. Bu bozukluk dili ifade etme ve anlamanın yanı sıra, okuma ve yazmayı da etkileyebilmektedir. Afaziye dizartri ya da konuşma apraksisi gibi nörolojik konuşma bozuklukları da eşlik edebilmektedir. En etkili tedavi iyileşme sürecinin ilk aşamalarında gerçekleşmektedir. Afazi ile uğraşan dil ve konuşma terapistleri, dil becerilerini mümkün olduğu kadar yeniden oluşturarak, dil sorunlarını telafi ederek ve diğer iletişim kurma yöntemlerini öğreterek, kalan dil becerilerini kullanması için motive ederek afazili bireylerin iletişim becerilerini geliştirmeye odaklanır.

SES BOZUKLUĞU

Kişinin ses kalitesinin, perdesinin ve şiddetinin benzer yaş, cinsiyet, kültürel geçmiş ve coğrafik yerleşimdeki bireylere göre farklılaşmaya başladığı durumlarda ses bozukluğu ortaya çıkar. Sesin yanlış kullanımı (yüksek sesle konuşmak, bağırmak, sık sık boğaz temizlemek vb.), kronik hastalıklar (solunum problemleri, hormonal sorunlar, mide sorunları, alerji vb.), alışkanlıklar (alkol, sigara tüketimi) ya da nodül ses bozukluklarının en önemli nedenleridir. Ses bozukluğu yaşandığında öncelikle hekim muayenesi gerekmektedir. Hekim, sizlere tanıda yardımcı olacaktır ve tıbbi tedavi gerektiğinde uygulayacaktır. Hastalara ses sistemlerini kullanarak mümkün olan en iyi sesi nasıl üreteceklerini, zarardan ya da hastalıktan nasıl geri döneceklerini ve nasıl korunacaklarını öğretmeyi amaçlayan ve ses üretim fizyolojisinin dengesini teşvik eden, nefes koordinasyonuna yardım eden, ses üretimi ve ses tellerinin sağlığı için gerekli uygun perde, yükseklik ve ses kalitesini sağlamaya yönelik egzersizleri içeren bir programdır.

DUDAK-DAMAK YARIKLIĞINA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUĞU

Damak yarıklığı; dudak, sert damak, yumuşak damak, diş, burun gibi yapıların birinin ya da birden fazlasının yapısal olarak bozuk olmasına ve bu organların artikülasyon için gerekli olan hareketleri uygun bir biçimde yapamamasına neden olmaktadır. Terapilerde çocuğun konuşmasından önce dil gelişimi değerlendirilir. Dil gelişim geriliği olan çocukların çocuk nörolojisi tarafından özellikle bilişsel beceriler ve sendromlar açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Dil gelişimi zayıf olan çocuklar dil terapisi alırken, buna ilişkin sorun yaşamayan çocuklar artikülasyon terapisine başlatılabilir.

Kaynak: dilkom.anadolu.edu.tr

Özel Öğrenme Güçlüğü

Disleksi Nedir?

Okuma yazma matematik gibi akademik becerilerde görülen gelişimsel bir özel öğrenme güçlüğüdür. Amerika Psikiyatri Birliği’nin ( APA 2001 ) tanımına göre Özel Öğrenme Güçlüğü; zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.

Disleksi Ne Değildir?

  • Disleksi zihinsel bir engel değildir.
  • Disleksi bir hastalık değildir. Tıbbi bir tedavisi, ilacı yoktur.
  • Disleksi duyu organları ( görme , işitme…), duygusal, davranışsal bozukluklar nedeniyle öğrenememe durumu değildir.
  • Disleksi üstün zekalı olmak değildir.

Disleksinin Belirtileri Nelerdir?

  • Sesleri, kelimeleri, harfleri hatırlamada güçlük
  • Alfabedeki ve kelimelerdeki harflerin verilen talimatları vs sıralamalarını hatırlamada güçlük
  • Okunuşu benzer olan kelimeleri karıştırma
  • Kopyalama ve boyamada zayıflık
  • Zayıf hafıza
  • Bazı aktivitelerde yavaş tepki verme ( harf kelime oyunları gibi )
  • Kelimeleri, harfleri, sesleri öğrenmede güçlük
  • Verilen talimatları takip etmede güçlük
  • Kelimeleri harflere veya hecelere ayırmada güçlük
  • Kelime ve ses bilgisinde zayıflık
  • Okuma veya hecelemede güçlük
  • Organize olamama
  • Okurken veya hecelerken harf ve seslerin sıralanmasında güçlük
  • Ödev ve yazılı çalışmaların çok zaman alması
  • Zamanı yetiştirememe
  • Hatırlama ve organize olmada güçlük

Yazılı bir metni çözümlemekle (harf ve ses ilişkisini kurarak, kelimeleri doğru olarak okumak) ile ilgili olan disleksi, okuma faaliyetinin doğruluğu ve okumanın akıcılığı yetileri otomatik hale gelmediği zaman kendini gösteren bir durumdur. Dislektik çocuğun okuma güçlüğü belirtileri okuma yazma öğrenimi süreci ile başlar. Bu yüzden çocuk birkaç yıl eğitim alana kadar disleksi tanısı konulamaz. Ancak okuma yazma becerilerinin gelişimi için gerekli olan pek çok temel beceri vardır. Bu becerilerde gözlenen yetersizlikler, risk faktörü taşıyan bireylerin fark edilebilmesi için önemli ipucu niteliği taşımaktadır.

Dislektik bir çocuk harfleri tanımakta, harfleri seslendirmekte, bu becerileri otomatikleştirmekte ve hızlı bir şekilde çözümlemede zorlanır. Dislektik öğrencilerin sesli okumaları yaşlarına, okul düzeylerine ve aldıkları eğitime göre beklenenden daha yavaş ve yanlıştır.

Genel olarak yapılan okuma hataları şunlardır:

  • Benzer/Sesteş harfleri karıştırma: d-b-p, m-n, t-f / b-p, t-d, f-v, s-z
  • Harf sırasını ters algılama: çok = koç ; en = ne ; ve = ev …
  • Harf atlama: kabak = kabk
  • Alfabeyi öğrenme güçlüğü
  • Aşina olunmayan veya nadiren kullanılan kelimeleri okuma ya da telaffuz etme güçlüğü
  • Aynı satırı okumaya devam etmede veya bir sonraki satırı okumak için sağdan sola geçme güçlüğü Dislektik öğrenciler tarafından yapılan en yaygın yazım hataları şunlardır:
  • Harfleri karıştırma Benzer sesteki harfler: b-d-t; f-v; k-g… Benzer görünüşteki harfler: b-d; n-u ; ı-i; o-ö; u-ü;a-e… Hem benzer seste hem de benzer görünüşte olan harfler: b-d; m-n; o-ö; u-ü….
  • Harf atlama
  • Yan yana gelen aynı iki sessiz harf: attı = atı; bakkal= bakal
  • Harf ekleme
  • Hece tekrarı: Kafeterya = kafefeterya
  • Yer değiştirme: çark / çrak ;
  • Ortografi: Dağıtmak=dahıtmak=dayıtmak…

Ayrıca büyük harfleri genellikle kullanmazlar veya yanlış yerde kullanırlar. Diğer noktalama işaretlerini neredeyse hiç kullanmazlar. Son olarak, bazı öğrenciler yazım hatalarını gizlemek için, muhtemelen bilinçsizce, el yazıları anlaşılamayacak şekilde yazılarını deforme ederler. Disleksi yazılı anlama becerileriyle ilgili değildir; ancak yazılı bir metni anlama ve akıcı okuma güçlüğü, çözümleme becerilerinin yavaş gelişiminin bir sonucu olarak ikincil bir etki olabilir. Bu etki de yazılı metinlere maruz kalmayı azaltarak kelime ve genel kültür edinimini engelleyebilir.

Disleksili pek çok insan ezber gerektiren sıralamaları (örneğin: alfabedeki harf dizinleri, çarpım tablosu, aylar) öğrenmekte ve yön zaman kavramlarını (örneğin, sağ/sol) ayırt etmekte zorlanırlar.

Disleksi İle Birlikte Görülen Diğer Problemler Nelerdir?

1) Öğrenme Bozuklukları

Diskalkuli Aritmetik ve matematik becerilerin kazanılması, temel aritmetik becerilerin kullanılması ve hesaplamaların yapılmasında zekadan bağımsız olarak ortaya çıkan güçlük ya da bozukluktur

Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda matematiksel becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır. ( DSM IV ) Matematiksel dili algılama ve kullanma sırasında birden fazla bilişsel süreç devreye girmektedir.

Bunlar dikkat, algılama, kavrama, sınıflandırma, eşleştirme, sıralama, miktar ilişkileri, oran, sebep sonuç ilişkisi olarak sıralanabilir. Bu süreçlere ek olarak okuma – yazma bilgisi de unutulmamalıdır.

Diskalkulinin ortak özellikleri

  • Matematiksel ifadeleri algılamada güçlük çekme. ( Tanıdığı sözcüklerin problem içerisinde farklı anlamda kullanılıyor olmasından dolayı sıkıntı yaşanabilmektedir. )
  • Kısa süreli bellek zayıflığından dolayı hesaplamalarda hatalar yapma.
  • Küçük sayı miktarlarını ( 3-4 adet ) birer birer saymadan söylemekte zorlanma.
  • Temel matematik becerileri içeren işlemlerin oldukça yavaş ve zor çözülmesi,
  • İşlemlerinin değişme özelliğini kullanmayı ve sağlamalarını yapma sırasında yetersizlik,
  • Matematik problemlerinde kullanılan adım ve işlemleri sergilemede zorlanma,
  • 6-9, 4-7, 2-5, 3-8 rakamlarını okurken ve yazarken karıştırma,
  • Rakamları ters yazma, yazılış yönlerini karıştırma.
  • Sayıları kıyaslamada zorlanma, negatif ve pozitif sayıları ayırt edememe,
  • Para üstü verirken şaşırma,
  • Gün, hafta, ay, mevsimler vb. kavramları anlamada güçlük çekme,
  • Zamanı anlatmada, yer ve yönü bulmada zorlanma,
  • Matematikteki genel kavramları anlayamama ve hatırlayamama,
  • Basit geometrik şekilleri çizerken orantısız konumlandırma

Disgrafi

Disgrafi, yazı yazmayı etkileyen bir bozukluktur. Yaşa ve alınan eğitime göre, yazı yazma beklenenden daha yavaştır ve/veya yazı biçimsel olarak daha düzensiz, anlaşılması da daha zordur. Ayrıca disgrafili öğrenci yazı yazarken yaşıtlarına kıyasla daha çok yorulur. disgrafi el yazısı yazmadaki özel bir öğrenme güçlüğüdür.

Disgrafinin ortak özellikleri

  • Yazı ve şekil kopya etmede yavaşlık
  • Sözcük ve harflerde özensiz hizalama
  • Tamamlanmamış, yazım yönleri ters harfler
  • Üç boyutu algılamada zorluk
  • Kalem tutuşu hatalarından dolayı parmakların çabuk yorulması
  • Yazarken bilek, kol ve vücudu konumlandırmada zorluk
  • Sık sık silinmiş ve temiz kullanılmamış sayfa düzeni ve defterler
  • Detaylara karşı dikkatsizlik
  • Harf bağlantılarında olması gerekenden fazla bırakılan boşluklar
  • Sözcük ve tümceler arasındaki boşlukların az ya da ço fazla olması
  • Yazılı anlatım becerilerinde zorlanma, kompozisyon yazmada ve klasik sınavlarda bilgiyi kağıda

dökmekte beklenilenden geride olma Dispraksi Dispraksi hareket örüntülerini yerine getirmede yaşanılan güçlük anlamına gelmektedir. Dil ve konuşmayı el göz koordinasyonunu (özellikle el yazısını) ve organizasyonu etkiler. Beynin kas hareketlerini düzenli sıraya sokamamasından ileri gelen bir özel öğrenme güçlüğüdür (SpLD). Disletik olarak tanımlanan pek çok güçlük diprakside de mevcuttur. Dispraksinin en belirgin özelliği, okul konularını öğrenmeyi ve günlük yaşam aktivitelerini önemli derecede engelleyen motor koordinasyonunun gelişimindeki güçlüktür.

Dispraksinin ortak özellikleri

  • Sakarlık, sürekli bir yerlere çarpma
  • Küçük çocuklarda emekleme, oturma, yürüme becerilerinde zorlanma
  • Gömlek ilikleme, bağcık bağlama gibi ince motor becerilerde gecikme
  • Yapboz birleştirme maket yapma, top oynamada yetersizlik
  • El yazısı yazmada zorlanma
  • Bisiklete binme, yüzme gibi denge gerektiren becerileri öğrenmede zorlanma
  • Çevresel faktörlerden dikkatin çabuk dağılması ( ses ışık vb. )
  • Okurken, yazarken sık sık yerini kaybetme
  • Şekil ve grafik hazırlarken zorlanma, cetvel ve pergel kullanımında zorluk
  • Sıralı becerilerde zorlanmadan dolayı çarpım tablosu ve alfabe gibi birbirini takip gerektiren konularda zorlanma
  • Çapraz lateralleşme sorunları, Baskın el tercihlerini değiştirme, Sağ – sol karıştırma
  • Uzaysal algılama sorunları, Mesafeyi hesaplayamama
  •  

2) Yönetici işlev bozuklukları Yönetici işlevler, bir amaca ulaşmak için uygun problem çözme kurulumunun korunması olarak tanımlanabilir.( S. Karakaş ) Dikkat toplama, mantık yürütme, bilgiyi alma, işleme, değerlendirme sıralama, bilgiler arasında bağlantı kurma gibi hem davranışsal hem de zihinsel süreçleri içine alan kapsamlı bir süreçtir. Bu süreçlerde yaşanan sorunlar çok farklı tanılara neden olabilmektedir. Önemli olan yapılan değerlendirmeler sonucunda doğru tedavi ve eğitimlerden bireyin yararlanabilmesidir. Wisconsin Kart Eşleme Testi, Stroop Testi başta olmak üzere nöro psikolojik testlerin değerlendirilmesi ile zihinsel süreçlerde yaşanabilen sorunları türü ve derecesi saptanmaktadır. Sözel olmayan öğrenme bozuklukları Sözel olmayan öğrenme bozukluğu özellikle görsel – uzamsal ya da dilin sözel olmayan yönleriyle sunulan bilgiyi işlemede güçlüğü ifade etmektedir. Sözel olmayan öğrenme boğukluğu yüksek düzeyde sözel becerileri ile düşük düzeyde görsel – uzamsal becerileri, sözel olmayan problemleri ya da soyut problemleri çözmede güçlüğü, sosyal becerilerde yetersizliği kapsamaktadır (Badian, 1992; Gross-Tsur, vd. 1995) Sözel olmayan öğrenme bozuklukları ortak özellikleri

  • Ezber yeteneğinin iyi olması
  • Detaylara gösterilen dikkat
  • Erken yaşlara konuşma ve zengin kelime hazinesi
  • Sosyal ilişkileri değerlendirmede zorluklar
  • Sosyal ilişkileri değerlendirmede zorluklar
  • Çok konuşma/ bıktırıcı ve sürekli sorular sorma
  • Deneyimlerini, öğrendiklerini sözel bilgi olarak depolarlar.
  • Kişilerarası ilişki kurabilmede ciddi eksiklikler
  • Yeni durumlara uyum sağlamada güçlük
  • Sözel olmayan iletişimi anlamakta güçlük çekme
  • Mesafeleri ve boyutları doğru algılayamama
  • İnce motor hareketlerde zorluk
  • Denge sorunları
  • Sözel IQ düzeyinin performans IQ’ dan yüksek olması
  • Sözel bellekleri güçlüdür.